İşçi Bayramı Yaklaşırken İşçi Heykelinin Kaldırılması

17/4/2016 / skopbülten / Behiç Ak

Bugün Tophane Parkı’ndan geçerken Muzaffer Ertoran’ın 1973 yılında yaptığı işçi heykelinin kaldırıldığını gördüm. Herhalde AKP’li belediyenin işçi sınıfına 1 Mayıs hediyesi bu. Cumhuriyetin 50. yılı nedeniyle yapılan heykellerden biri olan bu eser, daha önce birçok saldırıya uğramış, önce elindeki çekiç, sonra elleri, sonra kolları kırılmıştı. Muzaffer Ertoran yaşadığı süre boyunca heykeli onarmaya çalışmıştı. Ama saldırılar durmamış, heykelin yine kolları bacakları kırılmış, kafası kopartılmıştı. Sonunda kolsuz, bacaksız, kafasız soyut bir nesneye, bir "torso" ya dönüşmüştü heykel. Bence bu haliyle de Türkiye’deki işçi sınıfının durumunu çok iyi yansıtıyordu. Ama şehrin yöneticileri 'işçi' nin bu haline bile tahammül edememiş olacaklar ki, 43 yıldır yaşama savaşı veren heykeli ortalıktan yok etmişler. Cumhuriyetin 50. yılı anısına yapılan heykellerin birçoğu gibi...

 

 

 

Heykellerin kaderi ne yazık ki, özensiz, önyargılı ya da sanat düşmanı yönetimler tarafından belirlendi. Bunlar içinde bir kamyon kazasına kurban edilen de var, bilmeden yok edilen de, nefretle imha edilen de.

Yavuz Görey’in Maçka Parkı’ndaki bronz heykeli: 1984  yılında bir kamyonun çarpması sonunda yok edildi.

Metin Haseki’nin Gümüşsuyu Parkı’ndaki heykeli: Konulduğu gece yok oldu.

Tamer Başoğlu’nun Yenikapı sahil parkına Bediha Muhavvit anısına yaptırdığı heykel: Kaldırıldı.

Bihrat Mavitan’ın Hilton Oteli’nin önündeki “Yükseliş” adlı alüminyum heykeli: Tercihli yol çalışmaları sırasında yok edildi.

Ferit Özşen’in Arnavutköy’deki “Yağmur” adlı metal heykeli: Yol genişletme sırasında kesilerek hurdaya atıldı.

Kamil Sonad’ın Gülhane Parkı’ndaki heykeli: Kaldırıldı.

Gürdal Duyar’ın “Güzel İstanbul” adlı çıplak kadın heykeli: Karaköy’den sökülerek Yıldız Parkı’nın ücra bir köşesine atıldı.

Nusret Suman’ın Saraçhane’deki Mimar Sinan heykeli: Kaldırıldı.

Füsun Onur’un Fındıklı Parkı’ndaki heykeli: Kaldırıldı.

Kuzgun Acar’ın Gülhane Parkı’ndaki “Tavus” adlı metal heykeli: Kaldırıldı.

Ne kadar ürkütücü değil mi?

Bu örneklerden en ilginçlerinden biri ise, Beşiktaş Belediye Başkanı Mümtaz Kola’nın, Mehmet Uyanık’ın “Birlik” adlı heykelini 1986 yılında yok ederek yerine Türkiye gazetesinin bir çeşmesini oturtmasıydı. Kola, “bu heykelin hiçbir işlevi yoktur. Yerine işlevsel olan bir çeşme koydum,” diyerek ‘ince sanat anlayışı’nı da ifade etmişti. Ben de o zaman Cumhuriyet gazetesinde bir dizi karikatürle durumu protesto etmiştim. “Mümtaz Kola’ya işlevi olan heykeller projesi” adı altında çizdiğim karikatürde, sandalye olabilen, çöp kutusu taşıyabilen, yorgun ağaç dallarının kırılmasını önleyen heykeller çizmiştim. Yazılıp çizilenler Mümtaz Kola’yı çok rahatsız etmiş olacak ki, “Heykelin aynısını yeniden yaptıracağını” duyurmuştu. Bu açıklamadan sonra Oktay Akbal  “Bir sanat eserinin aynısı yaptırılamaz” başlıklı muhteşem bir yazı yazmıştı.

Yıllar sonra, Tophane’deki işçi heykelinin de aynı kaderi paylaşmasını seyretmekten üzüntü duyuyorum. Umarım bir gün, Şadi Çalık’ın Galatasaray meydanındaki, Cumhuriyetin 50. yılını elli metal boruyla anlattığı heykeline sıra gelmez. İşçi sınıfının, heykelini kente geri kazandırması umuduyla…