/ Rus Avangardı / Sirenler Senfonisi

14/12/2015 / skopbülten / Arseni Avraamov

Rus Devrimi'ni izleyen toplu sanat gösterileri, "zengin bir ritüel kültürüne, kökleri geçmişe uzanan biçimler, gelenekler ve motifler" âlemine dayanıyordu. En eskileri pagan festivallerin kalıntılarıydı. Onları Ortodoks Kilisesi'ne özgü ibadet törenleri izliyordu. Ayrıca, "kutsal günlerle bağlantılı popüler şölen ve eğlence günlerini biraraya getiren festivaller ve tören alayları" gündelik hayatın parçasıydı.[1] Bunlara çarlık hanedanının gücünü, görkemini ve zenginliğini yansıtan merasimleri, 18. yüzyıldan itibaren gerçekleştirilen askerî törenleri ve resmi geçitleri de eklemek gerek. Devrim arifesindeki gösteriler ise, öfke ve kederin öne çıktığı grev yürüyüşleri ve ölen yoldaşların cenaze törenleriydi. Mart 1917'de çarlığın sona ermesiyle birlikte kent kutlamalarına coşku ve neşe hâkim oldu. Devrim’in bu ilk zamanlarında kendiliğinden toplanan büyük kalabalıkların kutlamalarında askerî geçit töreni, kilise ritüeli ve işçi gösterisi karnaval ortamında birbirine karışıyordu: kızıl bayraklar, haçlar, ilahiler, şarkılar, marşlar...

Devrimin özenle hazırlanmış ilk kutlaması 1 Mayıs 1918'de Petrograd'da gerçekleşti. Halk Kültür Komiseri Lunaçarski'nin önderliğinde sanatçılar meydanları, köprüleri, bulvarları bayraklar, pankartlar ve afişlerle donattılar. Bina kamuflajları ve kübist konstrüksiyonlar inşa ettiler. Meyerhold ve Tatlin sokak dekorları tasarladılar. Zaten Meyerhold için "sokaklar fırça, meydanlar ise paletti".[2] Sokaklarda sirk oyuncularının ve geleneksel Rus tiyatrolarının gösterileri yer aldı. Neva üzerinden geçen çelenklerle süslenmiş gemilerden müzik sesleri yükseldi. Fener alayları, havai fişek gösterileri yapıldı, meşaleler taşındı. Lunaçarski, devrimin en önemli sanat biçiminin festival olduğuna inanıyordu.[3]

 

Avraamov 1923'te Moskova'da

 

Avraamov, elindeki flamaları kullanarak Sirenler Senfonisi'ni                                                                                                 yönetiyor, Moskova, 1923

 

Kentteki coşkulu karnavalın gürültüsü, aynı zamanda sanki tüm kenti çınlatan bir konserdi. Bu kakofoni, müzik kuramcısı ve besteci Arseni Avraamov'u esinlendirdi; makinelerin seslerini kullanarak bir "anıtsal proleter müzik parçası" besteledi: Sirenler Senfonisi.[4] Amacı, proleterlere kendi iradelerini kullanmaya kadir olduklarını hatırlatmaktı.

 

Çiftçilikten askerliğe, kolektif iş şarkısız ve müziksiz olmaz. İnsan ister istemez kapitalizmin sıkı düzeninde fabrikalarda da doğru düzgün bir müziğin ortaya çıkmış olmasını bekliyor. Oysa Sirenler Senfonisi fikrine ulaşmak için Ekim Devrimi'ni beklememiz gerekti... Kapitalist sistemin işçilerin birlik içinde yürümesinden duyduğu korku, onların müziğinin özgürlük içinde oluşmasını engelledi... Fakat sonra devrim gerçekleşti. Aniden, o unutulmaz akşam [1 Mayıs 1918], Kızıl Petrograd binlerce sesle inledi: sirenler, düdükler ve alarmlar. Kamyonlara doluşan askerlerin havaya ateş etmesiyle kenti bir uçtan bir uca kuşatan silah sesleri... Bu olağanüstü anda, bu neşeli kaosta bir güç ortaya çıkıp alarm seslerinden zafer marşı Enternasyonal'i çıkarabilmeliydi.[5]

 

Avraamov'un senfonisinin 'grafik partisyonu' 1923'te Gorn dergisinde yayınlanmıştı

 

Avraamov'un senfonisi Ekim Devrimi'nin yıldönümlerinde başka başka kentlerde tekrarlandı. En görkemlisi, 7 Kasım 1922'de Bakü limanındaki oldu. Bakü konserine binlerce kişilik halk korosu, limandaki filonun sis düdükleri, 25 buharlı lokomotifin cayırtıları, arabaların kornaları, kentteki tüm fabrikaların sirenleri, çanlar, iki topçu bataryası, tam teçhizatlı piyade alayının makineli tüfekleri ve deniz uçaklarının homurtuları katıldı. Avraamov, konser için "buhar düdüğü makineleri" adını verdiği taşınabilir aletler tasarlayarak 20-25 sireni Enternasyonal'i çalacak biçimde ayarladı.[6] Kendisi de bir kuleye çıkıp, elindeki flamalarla kâh gemi filosuna, kâh trenlere, kâh işçi korosuna dönerek konseri yönetti. Konserin izleyicisi yoktu, devrimci iradenin birleştirdiği herkes icracıydı. (NAA)

 

Bu ses kaydı, konserden bir gün önce, 6 Kasım 1922'de Bakü'deki yerel gazetelerde Türkçe olarak yayınlanan Avraamov'un ayrıntılı talimatlarına dayanılarak, Leopoldo Amigo ve Miguel Molina yönetiminde 2003'te yapılmıştır.[7]

 



[1] Richard Stites, Devrimci Hayaller, Rus Devriminde Deneysel Yaşam ve Ütopyacı Vizyon, çev. Sabri Gürses (İstanbul: Sel, 2011) s. 130.

[2] Camilla Gray, The Russian Experiment in Art 1863-1922 (Londra: Thames & Hudson, 1986) s. 224.

[3] Richard Stites, a.g.e., s. 159.

[4] Kent seslerine övgü olarak makine gürültüsünden müzik yapmak fikri, ilk olarak savaştan hemen önceki yıllarda Fütüristler tarafından ortaya atılmıştı. Makinenin yüceltildiği devrimci Rusya'da benimsendi. A.g.e., s. 261.

[5] Miguel Molina Alarcón, Baku: Symphony of Sirens: Sound Experiments in The Russian Avant-Garde. Original Documents and Reconstructions of 72 Key Works of Music, Poetry and Agitprop from the Russian Avantgardes (1908-1942) (Londra: ReR Megacorp, 2008)

http://monoskop.org/Symphony_of_Sirens#1._Arseny_Avraamov_.E2.80.93_Symphony_of_Sirens (erişim: 11 Aralık 2015).

[6] A.g.e.

[7] A.g.e.

Rus avangardı