Sanat Kurumu Kadınları Dışlıyor

 

 

Sanat piyasasında eksik temsil edilmekle birlikte kadınların sanatsal üretimde geride kaldıklarını söylemek mümkün değil.

Çeşitli etkinlikler sanatsal üretimde kadınların emeğini görünür kılmaya yöneliyor. Art Paris Fuarı bu sene 25 yetenekli kadın sanatçının projelerini öne çıkarıyor. Kadın yaratıcılara saygı gösterisinde bulunmaya karar veren etkinliklerin sayısı giderek artıyor. Bu inisiyatifler hayli anlamlı olmanın yanı sıra, aynı zamanda piyasada kadınların görünmez hale getirilişine tanıklık ediyor. Bununla birlikte genel olarak sektörün tüm dallarında bir eksik temsil söz konusu. Bu hazin tespiti, fazlasıyla erkeklerin hâkimiyeti altındaki müze sergilerinde de doğrulamak mümkün.

Art Paris’nin 2019 fuarı bir öncekine oranla doğrudan katılan ve tanıtılan kadın yaratıcı sayısında %50’lik bir artış kaydediyor. Aware oluşumu (Archives of Women Artists, Research and Exhibitions) 2014’ten beri bu fuarda kadın sanatçıların öne çıkarılmasının sorumluluğunu üstleniyor. Twitter hesapları (@AwareWomenArt) cinsiyetlerinden dolayı unutulmaya terk edilmiş sanatçılarla dolup taşıyor. En itibarlı çağdaş ve modern sanat müzelerinden biri olan Londra’daki Tate Modern ise, sergilerinin yalnızca %25’ini kadınlara hasrediyor. New York’ta Metropolitan Sanat Müzesi’nin son derece saygın “modern sanat” bölümünün %5’inden azı kadın sanatçılara ayrılmış durumda.

Buna karşılık, sergilenen nü’lerin %85’inde kadınlar tasvir ediliyor. MoMa’da sergilenen eserlerin sadece %7’si bir kadının imzasını taşıyor. Gayet çarpıcı bir kontrast. Yoksa kadınlar yaratmaktan çok şeyleştirilmeye mi yatkınlar? Sanat çevrelerinde giderek artan sayıda aktör, kadınların üretiminin öne çıkarılması için tam da böyle bir fikirle mücadele edilmesi gerektiğini düşünüyor. Bu çerçevede, ABD’de Gerrilla Girls kolektifi kadınların görünmez hale getirilişini teşhir etmek için sosyal medyayı kullanıyor.

Tunuslu sanatçı Aïcha Snoussi ise 2019 Nisan’ının başında Beaubourg’da kadın yaratıcıların sergilere dahil edilmesi için en iyi yolun “tam eşitliğin dayatılması ve mevcut şemaların yıkılması” suretiyle “güç” kullanmak olduğunu ifade ediyordu. Bu inisiyatif kimi müzelerde halihazırda uygulanmaya başlandı. Amsterdam Stedelijk Müzesi yönetimi, sergilenen eserlerin sadece %4’ünün kadınlar tarafından yaratılmış olduğunu tespit ettiğinde, yalnızca kadın sanatçıların çalışmalarının temin edilmesine ayrılacak iki fon oluşturmaya karar verdi.

Monnaie de Paris’nin sanat yöneticisi ve sergi sorumlusu Camille Morineau kadın yaratıcıların adilce sergilenmesinin başlıca unsurlarından birinin sanat eleştirmenlerinin kanaati olduğunu, bu konuda da gelişme kaydedildiğini ifade ediyor. Sanat tarihçisi Fabienne Dumont ise, kadın yaratıcıların değerinin hakkını veren sergi sayısının gerçekten artmasını sağlayacak tek yolun bütünlüklü bir hareket olduğu kanısında: “Müzelerdeki bu sınırları yerinden oynatırsak, zihniyetlerdeki sınırları da sarsarız. Kadınların temsil edilme ve kendilerini temsil etme biçimlerini, sanatçı olma imkânını, eserlerinin satın alınmasını ve koleksiyonlara dahil edilmesini, yani sanatlarıyla geçinmeyi telakki etme biçimini de değiştiririz”.

Sanat dünyasında kadınları hedef alan bu dışlamayı kavrayabilmek için göz önünde bulundurulması gereken başka unsurlar da var. Üretimlerinden geçinen sanatçıların %20’si kadın ve dünyanın en pahalı 500 sanatçısı arasında yalnızca 19 kadın mevcut. Art Basel ve UBS’in raporuna göre bir milyon doların üzerinde satılan eserlerden yalnızca 8’i kadın sanatçılara ait. Dünyanın en prestijli müzayede evlerinden biri olan Christie’s, 6 Mart 2019 müzayedesinde 37 erkek sanatçının eserine karşılık yalnızca 5 kadın sanatçının eserini sundu.

 

Kaynak: Les femmes exclues du marché de l’art.  OLDUF müstear ismini kullanan yazar, mediapart.fr sitesinde sanat piyasası çerçevesinde haberlerin yer aldığı bir blog yönetiyor.

sanat piyasası