/ Sürrealizm Yaşıyor / Postmodern Zamanlarda Gerçeküstücü Devrim

18/10/2011 / skopbülten / Rafet Arslan

Gerçeküstücülüğün bilinen, ‘resmi’ tarihi, André Breton ile başlar ve onun ölümü ile biter. Bu ölümün, Paris 68 isyanlarının patlama döneminin hemen öncesine gelmesi, bazı sanat tarihçilerinin işini kolaylaştırır ve modernizmin ölümü ile onun en sivri, ele avuca gelmez, gayrı meşru çocuğu olan gerçeküstücülüğün ölüm tarihleri eşitlenir.

Fakat; gerçeküstücülüğün henüz tam yazılmamış bir de ‘gayri resmi’ tarihi vardır ve bu tarihe küre çapında yaşayan gerçeküstücü toplulukların pratikleriyle her gün yeni çentikler atılmaktadır. Erken mezar kazıcıları şu noktayı kaçırmaktadır: gerçeküstücülük, modernizm’in ötesinde, Batı uygarlığının temeline karşı topyekün bir reddiyedir. Onu oluşturan elementlerin kökleri Breton’dan çok eskiye, söylencelere, gizli batıni cemaatlere, bilinmeyen dillere, şifrelere, korsan ütopyalarına dayandığı için ölümsüzdür; her ‘opus magnum’ gibi zamanın altını içinde parıldamaya devam eder.

 

Kaldırım Taşları Altında Gerçeküstücülük

Breton’un 1966 Eylül’ündeki ölümünün ardından, hareketin eskilerinden Jean Schuster, artık bir hareket olarak gerçeküstücülüğün sona ermesi gerektiğini savunan bir bildiri yayınlar. Paris Gerçeküstücü Topluluğu’nun 1968 ayaklanmasındaki eylemlerinin başını çeken, yeni kuşaktan Vincent Bounoure ise, bu bildiriye çok sert bir yanıt vererek, hareketin yok edilemezliğini savunur. Prag ve Chicago’daki önemli gerçeküstücü toplulukların Bounoure’a verdiği destek ile, 80’li yıllara kadar hakim olacak; merkezleri Paris, Chicago ve Prag’da olan üç gerçeküstücü topluluğun başını çektiği yeni bir süreç başlar. Yayınlanan Sürrealist Uygarlık başlıklı antoloji ve çıkartılan Sürrealist Bülten ile Breton’un mirasına ve hareketin geleneğine sıkıca bağlı yeni bir enerji  oluşturulmaya çalışılır.

 

Yeni Durumlar Yaratmak

80’li yıllarla birlikte, kürenin farklı noktalarında, üç merkezde yoğunlaşmış olan gerçeküstücü toplulukların çizgisi dışına taşan, yeni sınır ihlallerine soyunan gruplar ortaya çıkar. 1986 yılında kurulan Stockholm Sürrealist Topluluğu’nun başını çektiği bu ‘yeni’ gruplar, Cobra’dan Sitüasyonist Enternasyonal’e kadar, hareketin içinden ya da etki alanından türemiş olan bütün avangard girişimlerin deneyimlerini gerçeküstücüğe katan bir çizgi oluştururlar. Bu yeni süreçte, psikocoğrafya araştırmalarından deneysel müziğe, performanstan video sanatına uzayan yöntemler, hareket içerisinde yeni kanallar açılmasına ve hareketin zamanın ruhuna bağlanmasına katkıda bulunur. Fransa, Çekoslovakya ve Birleşik Devletler’de yeni ve alternatif otonom gerçeküstücü topluluklar oluşur. Londra ve Japonya (Nagoya)’da, Stockholm grubuna bağlı seksiyonlar kurulur. Atina ve Madrid’teki gerçeküstücü topluluklar politik aktivizmi temel alan bir rotaya kayarlar ; hatta Madrid grubu görsel estetik formların artık üretilmemesi gerektiğini savunur.

 

Yeni Millenyum, Yeni Enternasyonel ve S.E.T.

Amerika kıtasının keşfinin 500. yıldönümünde, geleneksel ve yeni dalga gerçeküstücü topluluklar, sömürgeciliğin ağır mirasını ve Batı uygarlığını mahküm eden bir bildirinin yayınlanması için yan yana gelirler. Böylece, Breton’un ölümünün ardından, gerçeküstücü hareketin küresel varlığını duyuracak olan, yeni bir atılım başlatılmış olur. Bu uluslararası kollektif deklarasyonlar, Irak’a yapılan Amerikan saldırılarından, Sırp hükümetinin  Sürrealist/ liberter sendikacıları tutuklamasına kadar uzanan konularda, günümüze dek devam eder.

Portekiz gerçektücülüğünün öncüsü Mario Cesariny’in anısına Mart 2007’de düzenlenen Cesariny’ye Kartpostal adlı sergi, 21. Yüzyılın ilk uluslararası ve toplu gerçeküstücü etkinliği olur. Sergiye dünyanın çeşitli ülkelerinden katılımlar olur; oluşum halindeki Türkiye sürrealist hareketi de sergide yer alır. Ardından Londra Sürrealist Eylem Grubu üç adet uluslararası festival düzenler. Bunların ikisine artık S.E.T. (Sürrealist Eylem Türkiye) adını almış olan, Türkiye’nin gerçeküstücü grubu da katılır.

2011 yılı Mayıs ayında ise, İstanbul’da Destruction/ Yıkım 2011 sergi-etkinlikleri gerçekleşir. Sergide altı ülkeden gerçeküstücü toplulukların çalışmaları da yer alır. Performansların, film gösterimlerinin yanı sıra;  Yaşayan Gerçeküstücülük başlığı altında bir forum düzenlenir. Türkiye, İsveç ve Yunanistan’dan gerçeküstücüler, güncel önerilerini dile getirirler ve deneyimlerini paylaşırlar.

 

Yıkım 2011 sergisinden

 

 Yıkım 2011 sergisinden

 

Yıkım 2011 sergisinden

 

Hydrolith

2010 yılı Ocak ayında yayınlanan Hydrolith adlı uluslararası dergi-antoloji ile yeni çağın gerçeküstücülüğü çok daha güçlü bir sese sahip olur. Hydrolith;  yaklaşık iki yıl süren bir hazırlık aşaması sonrasında, aralarında Türkiye’nin de olduğu 17 ülkeden 85 katılımcının katkısıyla gün yüzüne çıkar. İlk nüsha, dört farklı ülkeden altı kişinin editörlüğü ile yayınlanır. Şu an hazırlık aşamasında olan ve 2012 yılı içinde yayınlanacak olan ikinci nüsha için ise dünyanın bir çok farklı ülkesinden yirmi üç editörün içinde bulunduğu bir editöryel inisiyatif oluşturulur. Bu, Breton’un ölümü ardından oluşturulan en geniş gerçeküstücü koalisyon anlamına gelmektedir.

Hydrolith; California’lı otonomist gerçeküstücü Eric Bragg’ın başındaki Blue Oyster Press bünyesinde basılan bir yayındır. İngilizce  hazırlanan ve internet üzerinden küresel olarak satışa/ dolaşıma çıkan Hydrolith, değişen dünya düzeninin gerçeküstücü hareket üzerindeki izlerini yansıtan bir mecra olarak da görülebilir. Çünkü köklü gerçeküstücü gruplar hala sadece kendi lisanlarında, ülkelerinde yayın yapan hatlar izlemektedir. Salamander İspanyolca, Analogan Çekçe, S.U.RR ise sadece Fransızca dilinde yayınlanmaktadır. Bu duruma bir istisna olarak Mayıs 2011’de yayınlanan, bazı metinlerin İspanyolca ve Portekizce de olduğu, Türkçe-İngilizce yayınlanan özel edisyon S.E.T. bülten gösterilebilir.

‘Gerçeküstücü müzik’ kavramı üzerine devam eden tartışma ve üretimler, Hydrolith’in ikinci sayısında geniş bir dosya halinde sunulacak ve önemli bir yere sahip olacak. Deneysel müzik-ses-gürültü performanslarıyla uğraşan Kanada kökenli Recordism grubu ve deneysel müziği yeni tip gerçeküstücü performanslarla birleştiren Stockholm Gerçeküstücü Topluluğu, 21. yüzyıl gerçeküstücülüğünün bu yeni alanında ilk akla gelen inisiyatifler. Arjantin ve Montevideo’lu gerçeküstücüleri bünyesinde toplayan Rio de la Plata Gerçeküstücü Topluluğu’nun çalışmaları ile, Leeds Gerçeküstücü Grubu üyesi Garret Brown’ın kayıtlarını ve ülkemizdeki Duygusal Provokasyon  performanslarını da bu deneylere katmak gerekir.

Köklü bir geleneğe sahip olan gerçeküstücü sinema alanında ise Svankmajer, Jodorowsky, Arrabal gibi yaşayan usta isimlerin yanına, İngiltere’den Aniano Henrique, İspanyol Carlos Atanes ve Türkiye’den bağımsız gerçeküstücü Tan Tolga Demirci gibi yeni kuşak isimler eklenmiştir.

 

S.E.T. ve 21. Yüzyılın Gerçeküstücü Dili

Sonuçta, 21. yüzyıl gerçeküstücü hareketi, yeni bir ‘enternasyonal’ yerine, küresel bir iletişim ve dayanışma ağı kurmayı tercih etmiştir. Yaşanmakta olan postmodern durum tek ve yekpare bir gerçeksütücülüğe mahal vermemektedir; ve bunun sonucunda daha otonomist, liberter ve çok sesli, yeni bir gerçeküstücü hayalet büyümektedir.

Türkiye Gerçeküstücü Hareketi S.E.T. de çağdaş, yaşayan, hayatın içinde bir gerçeküstücülüğün savunucusudur. Bazı Avrupalı köklü gerçeküstücü toplulukların aksine, içine kapalı değildir. Tamamen dışa açık olan ve gündelik hayata müdahale eden bir pratik hat izler; sokağa da, galeriye de kapalı değildir. Güttüğü niyet, geniş çaplı bir karşıt kültür cephesini büyütmek, bağımsız sanat kanalıyla, hayat ile köprüler kurmaktır. S.E.T., geleneğin aksine kendini Troçkist, komünist ya da anarşist olarak tanımlamanın ötesinde Sürrealist olarak tanımlar ve bu tanımın ideoloji karşıtı doğasını provokatif bir dille savunur.

Amaçlanan ruhsal bir devrimse, politik gruplara anjage olmayı ya da toplum ile uyumu bir zaaf olarak görür. Sonuçta, Sürrealist imgelerin oluşturduğu engin galaksi; reklamcılıktan tasarıma kadar gündelik hayatın tüm alanlarına yayılmışken, gösterinin kullandığı silahı tersine çevirme görevi, 21. yüzyıl gerçeküstücü hareketinindir.

 

 

 

 

http://www.surrealisteylemturkiye.blogspot.com/

 

 

 

Breton, avangard, Sürrealizm, sürrealizm yaşıyor