Resim ve Heykel Müzesi’nde Kayıtlı 404 Eserin Kayıp, 42 Eserin Sahte Olduğu Ortaya Çıktı

29/10/2020 / skopbülten

 

Ankara Üniversitesi’nde 440 yazma eserin kayıp olduğunun ortaya çıkmasının ardından, bir skandal da Mimar Sinan Üniversitesi’nde yaşandı. Üniversitenin Resim ve Heykel Müzesi’nde kayıtlı olan, tarihî ve sanatsal değeri bulunan eserlerden 404’ünün kayıp, 42 eserin ise sahte olduğu belirlendi. Sayıştay raporlarına göre Resim ve Heykel Müzesi’ne kayıtlı 12.378 taşınır bulunuyor. Bunlardan 4024 tabloya dair hiçbir açıklama veya detay yer almıyor. Resim ve Heykel Müzesi malzeme sicil raporuna göre kayıtlı resim ve tablolardan 404 adedi müzede yok. Bunlardan 42 tanesi için de “Kayıp-Çalıntı ve sahte” notunun yazıldığı belirtildi. Sayıştay yetkilileri kayıp eserlerin dışında başka eserlerin bulunup bulunmadığının araştırılması için bir komisyon oluşturulmasını önerdi. Sayıştay denetçileri ayrıca sisteme girilen verilerin güncellenmesini istedi. 2018 yılında da üniversite yönetimini uyaran Sayıştay denetçileri, bir an önce tedbir alınmasını istemişti.

Sayıştay’ın üniversitelerle ilgili denetim raporlarında, Ankara Üniversitesi’nde 440 yazma eserin kayıp olduğu, Mimar Sinan Üniversitesi Resim Heykel Müzesi’nde ise 404 eserin bulunamadığı açıklandı. Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi’nde de sanatsal değeri yüksek olan Atatürk tablosunun bir odada ambalajsız şekilde saklandığı belirlendi. Kayıplar sadece tablolarla da bitmiyor. Binalardaki çalışma masası, etajer, soyunma dolabı, ahşap ayaklı konsol ve ayna; on avize ve dört kaideli mermer Atatürk büstünün envanter kaydı da bulunmuyor. Raporda, “Tablolardan sanatsal değeri yüksek olanlar diye ayrılanların üst yönetim katındaki dinlenme odasının içinde; bazılarının çok küçük bölümde tek tek ve ambalajlanmadan ve tavana kadar üst üste yığılarak özensizce istiflendiği görülmüştür” denildi. Bazı tabloların ise ambalajsız biçimde ıslak zeminde tutuldukları, birçoğunun da ambalajlanmadan muhafaza edildiği belirlendi. Tablolar, madeni eşyalar, plaket ve madalyalar ile sanat ve tarihi değeri olan taşınırlar ise iki depoda bulunuyor. Bu tabloların da boya ve derilerinin kuruduğu, objelerin karton kutular içine veya açıkta sarılmadan konulduğu, tarihi porselenlerin bazılarının kırıldığı belirlendi. Sayıştay denetçileri Osmanlıca mühürlerin, kitap ve katalogların açıkta olduğunu, üniversitede mevcut bir müze varken bir müze daha donatacak kadar korunması gerekli kültür ve tabiat varlığı ile tarihi ve güzel sanat eserinin bakımsızlıktan olumsuz etkilendiğini belirledi.

Ankara Üniversitesi’nden kaybolan 440 eser için Sayıştay denetçileri eserlerin kaybolmasında sorumluların kim olduğunun tespit edilemediğini ve yıllardır eserlerin kayıt alma işleminin sürmesini manidar bulduğunu açıklamıştı. Sayıştay’ın açıklamasında, “Yıllar içinde oluşan kayıp ve eksikliklerin zamana yayılarak ortaya çıkmasının muhtemel sorunlardan kurtulma çabasının bir sonucu olduğu düşünülmekte” denildi. Ayrıca denetçiler yaptıkları incelemede kitapların ödünç verilmeden de kullanıcılar tarafından kütüphaneden çıkarılabileceğini tespit etti. Kaç yıldır kayıp olduğu bile bilinmeyen kitapların kimler tarafından kaybettirildiğini tespit etmenin mümkün olmadığı belirtiliyor.

 

Kaynak: Yeni Yaşam gazetesi